YAZILAR

1. Değerli Meslektaşlarımız...

2. Her Yenilik Hayal ve İnançla Başlar, Çalışmayla Sonuca Ulaşır.Ülkemizde İlk Baro, Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği


 

Değerli Meslektaşlarımız,

 

Barolar, modernitenin birer kurumlarıdır. Birer meslek kuruluşu olan barolar, modernizmin, iş bölümü, uzmanlaşma, farklılaşma, saydamlık, sivilizayon, örgütlenme gibi  bir anlayışın neticesi olarak çağdaş dünyada yer edinmişlerdir. Evrensel ölçekte birer baskı unsuru olan NGO lar olarak adlandırılan birer sivil toplum kuruluşu olan baroların  varlığını belirleyen temel çizgiler mesleki anlayış ve mesleki birlikteliktir. Onun için baroların öncelikli hedefi,  mensuplarının menfaatlerini korumak, onların taleplerini  siyasete karşı taşımak, bir baskı unsuru olarak iktidar ve muhalefete karşı , muhalif ve temsile imkan verecek bir dil geliştirerek  taleplerinin  karşılanmasını sağlamaktır.   

Ancak ne yazık ki nicelik olarak ülkemizin üç büyük barosundan biri, ekonomik olarak en büyük barosu olan Ankara Barosunun yönetim anlayışından kaynaklı böyle bir işlevi bu güne kadar ortaya konmuş değildir.  

Siyasi mülahazalar ve günübirlik yönetim anlayışı nedeniyle kamu hizmetlerinin en güzeli ve en kutsalı olan savunma mesleği, gün geçtikçe kan kaybetmektedir. Mesleğimizin yasal ve yapısal sorunları mevcuttur ve idrakindeyiz. Sorunların çözümü noktasında sancı çekmekte ve çözümü için gerçekçi teşhislerin mutlak surette yapılması gerektiğinin de bilincindeyiz. Zira teşhisi mümkün olmayan bir hastalığın tedavisi de mümkün değildir.

Bizler siyasi ve ideolojik çekişme ve kutuplaşmaların tarafı da değiliz. Adımızı belirli bir siyasi görüşün kapalı alanı olarak kalın çizgilerle belirlemiyoruz. Baroda Birlik olarak kader birliği yapan bütün meslektaşlarımızı birlik çatısı altında görüyoruz. İnsanımızı hele hele meslektaşlarımızı, siz biz gibi ayırmıyor ve  ötekileştirici, dışlayıcı , kutuplaştırıcı bir zihniyetin hezeyanlarını taşımıyoruz. Zira biliyoruz ki hezeyanlar travmalar yaratır ve travmalar ifsad edicidir.

Yönetim bir sanattır. Yönetim faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan sonuçlar birer sanat eseridirler. Bu eserler, bu faaliyete katılan kişilerin  kimlik ve kişiliklerini inşa ederler. Zira tüm somut başarılar, birer sanat eseri niteliğinde olan projelerin hayata geçirilmesi  ile mümkündür. Felsefik bir düzlemde ve söylem düzeyinde kalmış,    efsunlu sözlerin böyle bir sonucundan bahsetmek mümkün değildir.

Özgürlükçü bir bakış açısına sahip olmak, dünya görüşümüzün temelini oluşturmaktadır.  Özgürlükçü bir bakışını asla küçümsemiyoruz. Ancak, gerçek bir özgürlük ortamı oluşturmak yerine,  özgürlüğün büyüsünü satmak, bu büyü ile kitleleri sürüklemenin sonuca yönelik olmadığını da biliyoruz.

Onun için diyoruz ki :

-Mesleğimizin yapısal ve yasal sorunları vardır.

-1136 sayılı Avukatlık Kanunu, savunmanın ve dolayısıyla avukatların ihtiyacını karşılamamaktadır. Hukuk eğitimi ve staj eğitimi yetersizdir.

-Avukatların sosyal ve sağlık güvenceleri yetersizdir.

-5 yılını doldurmamış meslektaşımız sorunlarını kurullarda dile getirememektedir.

-Avukat yanında ve SSK’lı olarak çalışan avukatların  problemleri çözüm beklemektedir.

-Yargılama faaliyetlerinde özellikle ceza yargılamasında ve hatta cebri icra uygulamasında, gerek mevzuattan kaynaklanan nedenlerle, gerek siyasi/idari açık veya örtülü fiili baskılarlardan kaynaklanan nedenlerle avukatların etkinliği yokolmaktadır.

Avukatlık mesleğinin, devrim niteliğinde olabilecek bir yasal düzenlemeye ihtiyacı vardır.

Avukatın mesleki memnuniyet ile kendini iyi hissetmesi esastır. Savunma mesleğini icra eden avukat, bu faaliyetin mahiyeti  ve yapmış olduğu hizmet gereği  her türlü saygıyı hak etmektedir. Zira biliyoruz ki saygınlık mesleki memnuniyet ile doğru orantılıdır. Bu nedenle yargısal faaliyetlere katılmış kişilere saygı göstermek ve onlardan saygı görmek onun en doğal hakkıdır.

Yargısal faaliyetlere hükmedenlerin karşısında savunma gerecini etkili ve etkin kullanan avukat, mesleki memnuniyetten haz alacaktır.  Ancak ne yazık ki mesleğimizi konumlandıran sistem ve  bu sistemin enstrümanları, hak etmiş olduğumuz saygınlığı iade etmemekte direnmektedirler.  

Onun için diyoruz ki,

Savunma mesleğinin etkin kullanımını sağlayacak yasal  korumalar, mesleki memnuniyeti ve  saygınlığı artıracaktır.

Avukatın yeteneğini, bilgisini ve liyakatini artıracak ölçme ve değerlendirme yöntemleri mesleki memnuniyeti ve saygınlığı artıracaktır.

Avukatların savunmadaki etkinliğinin ve pozisyonun arttırılması, mesleki memnuniyeti ve saygınlığı artıracaktır.

Yoksa asli nitelikli sorunları eksik bırakıp sadece palyatif (geçici) anlık memnuniyeti sağlayacak arızi çözümler ile yönetimlerin iktifa etmesi mesleki memnuniyeti sağlamayacaktır. Bizlere lütuf gibi ve büyük bir başarının ürünü olarak cilalanıp sunulan, birkaç dakika da olsa ağzımızı tatlandırıp sonra da kaybolan ancak hiçbir şekilde meslek ömrümüzü tatlandırmayan ve buna katkı koymayan geçici çözümlerin yeterli olmadığı bir bütün olarak asli sorunların ela alınması gereğinin farkındayız.

 

Değerli meslektaşlarımız,

Sizlere kalıcı ve gerçekçi çözümler vaat ediyoruz. Vaatlerimizi gerçekleştirmek için de desteğinizi bekliyoruz.

 

BARODA BİRLİK GRUBU

ANASAYFA | İLKELERİMİZ | PROJELERİMİZ | YAYINLARIMIZ | KURULUMUZ | İLETİŞİM
Copyright 2008İ Baroda Birlik Grubu