![]() |
|
|||||||||||||||||||
YAZILAR |
Değerli Meslektaşlarımız, Barolar,
modernitenin birer kurumlarıdır. Birer meslek kuruluşu olan barolar,
modernizmin, iş bölümü, uzmanlaşma, farklılaşma, saydamlık, sivilizayon,
örgütlenme gibi bir anlayışın
neticesi olarak çağdaş dünyada yer edinmişlerdir. Evrensel ölçekte birer
baskı unsuru olan NGO lar olarak adlandırılan birer sivil toplum
kuruluşu olan baroların varlığını
belirleyen temel çizgiler mesleki anlayış ve mesleki birlikteliktir.
Onun için baroların öncelikli hedefi, mensuplarının
menfaatlerini korumak, onların taleplerini
siyasete karşı taşımak, bir baskı unsuru olarak iktidar ve
muhalefete karşı , muhalif ve temsile imkan verecek bir dil geliştirerek
taleplerinin
karşılanmasını sağlamaktır.
Ancak ne yazık ki
nicelik olarak ülkemizin üç büyük barosundan biri, ekonomik olarak en
büyük barosu olan Ankara Barosunun yönetim anlayışından kaynaklı böyle
bir işlevi bu güne kadar ortaya konmuş değildir.
Siyasi
mülahazalar ve günübirlik yönetim anlayışı nedeniyle kamu hizmetlerinin
en güzeli ve en kutsalı olan savunma mesleği, gün geçtikçe kan
kaybetmektedir. Mesleğimizin yasal ve yapısal sorunları mevcuttur ve
idrakindeyiz. Sorunların çözümü noktasında sancı çekmekte ve çözümü için
gerçekçi teşhislerin mutlak surette yapılması gerektiğinin de
bilincindeyiz. Zira teşhisi mümkün olmayan bir hastalığın tedavisi de
mümkün değildir.
Bizler siyasi ve ideolojik çekişme ve kutuplaşmaların tarafı da değiliz.
Adımızı
belirli bir siyasi görüşün kapalı alanı olarak kalın çizgilerle
belirlemiyoruz. Baroda Birlik olarak kader birliği yapan bütün
meslektaşlarımızı birlik çatısı altında görüyoruz.
İnsanımızı hele hele meslektaşlarımızı, siz biz gibi ayırmıyor ve
ötekileştirici,
dışlayıcı , kutuplaştırıcı bir zihniyetin hezeyanlarını taşımıyoruz.
Zira biliyoruz ki hezeyanlar travmalar yaratır ve travmalar ifsad
edicidir. Yönetim bir
sanattır. Yönetim faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan sonuçlar birer
sanat eseridirler. Bu eserler, bu faaliyete katılan kişilerin
kimlik ve kişiliklerini inşa ederler. Zira tüm somut başarılar,
birer sanat eseri niteliğinde olan projelerin hayata geçirilmesi
ile mümkündür. Felsefik bir
düzlemde ve söylem düzeyinde kalmış,
efsunlu sözlerin böyle bir sonucundan bahsetmek mümkün değildir. Özgürlükçü bir
bakış açısına sahip olmak, dünya görüşümüzün temelini oluşturmaktadır.
Özgürlükçü bir bakışını asla küçümsemiyoruz. Ancak, gerçek bir
özgürlük ortamı oluşturmak yerine, özgürlüğün
büyüsünü satmak, bu büyü ile kitleleri sürüklemenin sonuca yönelik
olmadığını da biliyoruz. Onun için diyoruz
ki : -Mesleğimizin
yapısal ve yasal sorunları vardır. -1136 sayılı Avukatlık Kanunu, savunmanın ve
dolayısıyla avukatların ihtiyacını karşılamamaktadır. Hukuk eğitimi ve
staj eğitimi yetersizdir. -Avukatların
sosyal ve sağlık güvenceleri yetersizdir. -5 yılını
doldurmamış meslektaşımız sorunlarını kurullarda dile getirememektedir. -Avukat yanında
ve SSKlı olarak çalışan avukatların
problemleri çözüm beklemektedir. -Yargılama
faaliyetlerinde özellikle ceza yargılamasında ve hatta cebri icra
uygulamasında, gerek mevzuattan kaynaklanan nedenlerle, gerek siyasi/idari
açık veya örtülü fiili baskılarlardan kaynaklanan nedenlerle avukatların
etkinliği yokolmaktadır.
Avukatlık mesleğinin, devrim niteliğinde olabilecek bir yasal
düzenlemeye
ihtiyacı vardır. Avukatın mesleki memnuniyet ile kendini iyi
hissetmesi esastır. Savunma mesleğini icra eden avukat, bu faaliyetin
mahiyeti ve yapmış olduğu
hizmet gereği her türlü
saygıyı hak etmektedir. Zira biliyoruz ki saygınlık mesleki memnuniyet
ile doğru orantılıdır. Bu nedenle yargısal faaliyetlere katılmış
kişilere saygı göstermek ve onlardan saygı görmek onun en doğal hakkıdır. Yargısal faaliyetlere hükmedenlerin karşısında
savunma gerecini etkili ve etkin kullanan avukat, mesleki memnuniyetten
haz alacaktır. Ancak ne
yazık ki mesleğimizi konumlandıran sistem ve
bu sistemin enstrümanları, hak
etmiş olduğumuz saygınlığı iade etmemekte direnmektedirler.
Onun için diyoruz
ki, Savunma
mesleğinin etkin kullanımını sağlayacak yasal
korumalar, mesleki memnuniyeti ve
saygınlığı artıracaktır. Avukatın
yeteneğini, bilgisini ve liyakatini artıracak ölçme ve değerlendirme
yöntemleri mesleki memnuniyeti ve saygınlığı artıracaktır. Avukatların
savunmadaki etkinliğinin ve pozisyonun arttırılması, mesleki memnuniyeti
ve saygınlığı artıracaktır. Yoksa asli
nitelikli sorunları eksik bırakıp sadece palyatif (geçici) anlık
memnuniyeti sağlayacak arızi çözümler ile yönetimlerin iktifa etmesi
mesleki memnuniyeti sağlamayacaktır. Bizlere lütuf gibi ve büyük bir
başarının ürünü olarak cilalanıp sunulan, birkaç dakika da olsa ağzımızı
tatlandırıp sonra da kaybolan ancak hiçbir şekilde meslek ömrümüzü
tatlandırmayan ve buna katkı koymayan geçici çözümlerin yeterli olmadığı
bir bütün olarak asli sorunların ela alınması gereğinin farkındayız. Değerli meslektaşlarımız, Sizlere kalıcı ve gerçekçi çözümler vaat ediyoruz.
Vaatlerimizi gerçekleştirmek için de desteğinizi bekliyoruz. BARODA BİRLİK GRUBU |
|
||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
ANASAYFA |
İLKELERİMİZ |
PROJELERİMİZ |
YAYINLARIMIZ |
KURULUMUZ | İLETİŞİM Copyright 2008İ Baroda Birlik Grubu |
|
|||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||